golgegezgin.blogspot.com . Trekking, Hiking, Backpaker, Camping, Running
Catching Elephant is a theme by Andy Taylor
http://golgegezgin.blogspot.com.tr/
Uyan. Anla. Bir anda. Gün yok bugünden başka.
Her şey şimdi. Şu anda. Git. Kendini al yanına. Bir çanta. Yeni bir deniz
keşfet. Dünyayı gör. Kendi gözlerinle. Kendini gör başkasının gözüyle. Dön.
Ruhunu unutma! Ayakta uyuma! Saat kaç? Çalış! Tembellik yap. Aklını özgür
bırak. Aşık ol. Terk et. Yeniden başla. Koş. Yetiş. Bırak. Dur. Dinlen.
Sıkıldın mı? Yok canım! Hep eğlen. Her şey kendiliğinden. Aynaya bak. Yokla
kendini. Sor;
İyi misin?
Mutlu musun?
Nerdesin?
Düşün.
Sonra bırak düşünme…
Bazen cevapları bilmeden de mutlu olunur.
Hayat dediğin budur…
( Alıntı )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Çankaya, Oran, 07.10.2017 ]
https://golgegezgin.blogspot.com/2015/03/golge-gezgin.html
Yürüdüğün yolda, karşına karanlık dehlizler çıkacaktır elbette ki; sen, yüreğindeki aydınlığı koruduğun sürece evren sana görünmez bir el uzatıp, yolunda devam edebilmen için, yeni ve temiz bir nefes bağışlayacaktır… Buna güven ve geri adım atma!
( Roen Medreo, Yol Ötesi, 2018 )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Çankaya, Devlet Mahallesi, 31.01.2018 ]
Hiking Ankara 032 : Kalecik - Eşmedere - Tavşancık - Kuyucak - Koyunbaba yürüyüşüm:
https://golgegezgin.blogspot.com/2016/01/solo-hiking-32-ankara-kalecik-esmedere.html
https://golgegezgin.blogspot.com/2016/01/solo-hiking-31-ankara-kalecik-karahoyuk.html
Ben bir yabancı değilim, çünkü evime sağ salim dönmek için durmadan dua etmedim, evimi, masamı, yatağımı hayal ederek vaktimi israf etmedim.
Ben bir yabancı değilim, çünkü hepimiz aynı yolun yolcusuyuz, kafamızdaki sorular, yorgunluğumuz, korkularımız, bencilliğimiz, cömertliğimiz hep aynı.
Ben bir yabancı değilim, çünkü ihtiyacım olduğunda verileni almasını bildim. Çaldığım kapılar açıldı. Aramasını bilince kafamdan geçeni buldum.
( Paulo Coelho, Elif )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Kalecik, Hasayaz, 22.06.2013 ]
https://golgegezgin.blogspot.com/2016/01/solo-hiking-31-ankara-kalecik-karahoyuk.html
Uzaklık, her zaman yaşadığın yerden alıp başını gittiğin yabancı bir yer değildir. Benliğini önce salıverip gönderdiğin, geri gelirse eğer bulup sevindiğin yerdir uzaklar. Eğer gerçekten gitmişse eski benlik değildir zaten geri gelen…
( Özcan Yurdalan, Atların Denizi, Sarı Otobüs–6: Moğolistan Yolculuğu, 2009 )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Kalecik, Yılanlı, 22.06.2013 ]
Hiking Ankara 031 : Kalecik - Karahöyük - Değirmenkaya - Hasayaz - Yılanlı - Akçataş yürüyüşüm:
https://golgegezgin.blogspot.com/2016/01/solo-hiking-31-ankara-kalecik-karahoyuk.html
https://golgegezgin.blogspot.com/2016/01/solo-hiking-30-ankara-akyurt-ahmetadil.html
Yürürken hiçbir zaman yalnız değilizdir çünkü yürüdüğümüzde çok geçmeden iki kişi oluruz, özellikle de uzun süre yürüdükten sonra. Demek istediğim, tek başımıza da olsak, bedenimizde ruhumuzda arasında bir diyalog vardır her zaman. Eğer yürüyüş düzgün ve sürekli ise kendimi teşvik eder, metheder, kutlarım: aferin beni taşıyan bacaklarıma… Bir atın boynunu sıvazlar gibi kendi uydukları mı sıvazlarım. Uzun süredir güç harcadığında, zorlandığı anlarda bedene destek olmak için buradayım ben: hadi, devam et, tabii ki yapabilirsin. Yürürken çok geçmeden iki kişi olurum. Bedenin ve ben: bir çift, eski bir öykü. Ruh gerçekten de bedenin tanığıdır, faal ve tetikte bir tanık. Bedenin ritmini izlemesi, sarf ettiği güce eşlik etmesi gerekir. Dik yokuşlarda bacaklarımızı yüklendiğimiz de bedenin ağırlığını hemen dizlerimizde hissederiz. İtekleriz onu ve ruh her adımda “ güzel, güzel, güzel…” diye araya girer. Ruh bedenin gururudur. Yürürken kendime eşlik ederim, iki kişi olurum. Hep yeniden başlayan bu sohbet bütün gün sürebilir, hem de usandırmadan. Bu paylaşımı yapmadan yürüyemeyiz, ilerlediğimizi bu sayede hissederiz. Yürürken hep kendimi gözlemler, kendimi cesaretlendiririm.
( Frédéric Gros, Yürümenin Felsefesi )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Akyurt, Ahmetadil, 29.06.2013 ]
https://golgegezgin.blogspot.com/2016/01/solo-hiking-30-ankara-akyurt-ahmetadil.html
Yalnız yürüyüşün, bir içe dalma, dünyadan el etek çekme, yanında konuşmaya zorlayan, iletişim zorunluluğu getiren bir arkadaşın varlığıyla bozulabilecek aylaklıktır. Sessizlik yalnız yürüyüşçüyü besleyen bir fondur.
( David le Breton, Yürümeye Övgü )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Akyurt, Ahmetadil, 29.06.2013 ]
Hiking Ankara 030 : Akyurt - Ahmetadil - Kozayağı - Çiftlik - Elecik - Haydarköy - Karacakaya yürüyüşüm:
https://golgegezgin.blogspot.com/2016/01/solo-hiking-30-ankara-akyurt-ahmetadil.html
https://golgegezgin.blogspot.com/2016/01/solo-hiking-29-ankara-kalecik-guzelyurt.html
Bedeni henüz göçebeyken insan zihni, içinde bulunduğu ânı yaşadı. Hayatta kalmak için her tehlikeye karşı her an tetikte ve bizzat orada bulunan zihin, korkuyu, heyecanı, mutluluğu ve aşkı anında yaşardı. Yerleşik hayata geçtikten sonra insan zihni ânı güvenceye almış, artık gelecek için planlar yapmaya başlamıştı. Gelecek endişesi ve ertelenen mutluluk hastalığı o zaman başladı. İnsan yerleşik hayata geçince ânı yaşamayı bıraktı, sonra da unuttu.
( Buket Uzuner, Hava, 2018 )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Kalecik, Kızılkaya, 16.06.2013 ]
https://golgegezgin.blogspot.com/2016/01/solo-hiking-29-ankara-kalecik-guzelyurt.html
Bizler, sanırım orta Asya’dan Anadolu’ya gelirken o kadar yorulmuş ve seyahatten bakmışız ki, olduğumuz yere çakılıp kalmışız! Hâlbuki karşılaştığım, tanıştığım özellikle gençlere gıpta ediyordum, neden ben de bu yaşlarda yapamadım, diye. Beni seyahatim boyunca izleyen, internette yazılarımı okuyan ve gezgin ruhu olan birçok genç arkadaş gezmek konusundaki arzularını belirtip, özellikle parasal imkânsızlık ve zaman yokluğundan şikâyet edip, hayalini kurdukları seyahatleri ne zaman yapabileceklerini bilemediklerinden bahsediyorlardı. Onlara hep şunu söyledim; aslında gezmek için çok fazla bütçe ayırmak gerekmiyor. Ancak, toplumsal şartlanmışlığımız bizleri, gezmek için büyük paralar gerektiği konusunda saplantılı hale getirmiş. Ya da gezmeyi, tur şirketleri tarafından çerçevesi çizilmiş, standartları çeteler haline getirilmiş programlardan oluşan, yüzlerce, binlerce dolar ödenip, beş yıldızlı otellerde, gidilen ülkenin toplumundan izole, fanus içerisinde, oradan oraya sürüklenilen, boş zamanlarda da o dükkân senin, bu alışveriş merkezi benim, deli gibi koşuşturularak, evdeki kısa süre sonra katılacaklar kervanına katılmak üzere yüzlerce hediyeliklerin satın alındığı etkinlikler olarak düşünür hale gelmişiz. Benim karşılaştığım bir çok gezgin genç, bu seyahatlerini günlük 10-15 dolarlık bütçelerle yapıyorlardı. Tabii şartlarda bu bütçe ölçüsünde kısıtlı oluyor. Ama yeni ülkeler, yeni insanlar, yeni kültürler tanımayı açlığı, şartların zorluğunun üstesinden geliyor. Bu tabi her yaşta yapılamaz. Bence, insanın böyle bir seyahati yapmak için hayatımdaki en uygun zaman, okulunu bitirdiği ama profesyonel yaşamayı yani hayatının törpüleyici sürecine henüz başlamadığı dönemdir. O yaşlarda insan zor şartlara daha kolay uyum gösterebiliyor. Tren, otobüs, otostop kullanarak ulaşımı sağlamak, çadırda, hostellerde, pansiyonlarda kalıp, ucuz beslenme kaynakları keşfedip, yukarıda bahsettiğim bütçeleri yakalamak çok da zor değil.
( Ali Eriç, İstanbul’dan İstanbul’a Bir Dünya Seyahati, 2016 )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Kalecik, Akkaynak, 16.06.2013 ]
Hiking Ankara 029 : Kalecik - Güzelyurt - Hacıköy - Keklicek - Akkaynak - Kızılkaya yürüyüşüm:
https://golgegezgin.blogspot.com/2016/01/solo-hiking-29-ankara-kalecik-guzelyurt.html
https://golgegezgin.blogspot.com/2015/03/golge-gezgin.html
Yeni Yılınız Kutlu Olsun.
Happy New Year.
Prosit Neujahr.
Gezuar Vitin e Ri.
Kul ‘am wa antum bikhair.
Yeni Iliniz Mubarek.
Xin Nian Kuai Le.
Sretna Nova godina.
Gelukig Nieuwjaari.
Onnellista Uutta Vuotta.
Bonne Annee.
Gilotsavt Akhal Tsels.
L’Shannah Tovah.
Feliz Ano ~Nuevo.
Gott nytt år.
Felice anno nuovo.
Akimashite Omedetto Gozaimasu.
Szczesliwego Nowego Roku.
Srekjna Nova Godina.
Is-Sena t-Tajba.
Boldog Új Évet Kivánok.
Godt Nyttår.
Feliz Ano Novo.
An Nou Fericit.
S Novim Godom.
С днем Рождения.
Sreèno Novo Leto,
Sawadee Pee Mai.
Shchastlyvoho Novoho Roku.
Kenourios Chronos / Καλά Χριστούγεννα και Καλή Χρονιά.
عام سعيد جديد
新年快乐
http://golgegezgin.blogspot.com.tr/
Bir köylünün bakışında doğa ne güzel, ne de çirkindir. Yalnızca vardır.
( Nedim Gürsel, Hatırla Barbara, 2009 )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Çankaya, ODTÜ Ormanı, 25.12.2011 ]